intibak etmek


intibak etmek
uymak, alışmak

Acemi gelin yeni hayata intibak edebilmek için roman okurdu.

- A. Gündüz

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • intibak — is., Ar. inṭibāḳ 1) Çevreye veya bir duruma uyma, uyum sağlama 2) esk. İki şeyin ölçülerinin birbirini tutması Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller intibak etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alışmak — e 1) Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek Muhtaç değiliz ama ben çalışmaya alıştım. E. İ. Benice 2) Yadırgamaz duruma gelmek Havaya alışmak. Bulunduğu çevreye alışmak. 3) Uyar duruma gelmek, uygun gelmek, intibak etmek Bu mesleğe alışmış… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • uyarlamak — i, e 1) Birbirine herhangi bir bakımdan uyar duruma getirmek, intibak ettirmek 2) Edebî eserleri, sinema, tiyatro, radyo ve televizyonun teknik imkânlarına uygun duruma getirmek, adapte etmek 3) Bir yabancı eseri, kişi ve yer adlarını… …   Çağatay Osmanlı Sözlük