ufak ufak

ufak ufak
zf.
1) Küçük küçük

Ufak ufak ne tatlı heyecanlar geçirdik, şimdi kaybetmiş olmakla beraber daha geniş nefes alıyoruz.

- R. H. Karay
2) Küçük parçalar durumunda
3) Yavaş yavaş

Dışarıda önce tehditkâr bir pembelik belirdi, ufak ufak akşam oluyor.

- A. İlhan

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Игры ⚽ Нужно решить контрольную?

Look at other dictionaries:

  • ufak — sf., ğı 1) Boyutları normalden küçük Ufak ev. 2) Yaşça daha küçük olan İki ufak çocuk konuşarak Fener e doğru gidiyor. M. Ş. Esendal 3) Makam, derece bakımından geri olan Ufak bir memuriyet de olsa olurdu. O. Kemal 4) mec. Önemsiz, çok az Ufak… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ufak tefek — is., ği 1) Gerekli küçük eşya, araç gereç Üç kat elbisemden, birkaç takım çamaşırımdan ve ufak tefeğimden başka hiçbir şeyim ve hiçbir kimsem yok. P. Safa 2) sf. Büyük yer kaplamayan, küçük 3) sf. Çok gerekli olmayan, önemsiz Atatürk öldüğü zaman …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ufak çapta — sf. Aslına göre küçük olan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ufak para — is. Bozuk para …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ufak at da civcivler yesin — çok yalan söyleyen veya olayları abartan kişilere inandırıcı olmadığını belirtmek için söylenen bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ufak — küçük …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • un ufak etmek — çok ufak kırıntılar durumuna getirmek, parçalamak O solucanları un ufak eden çocukların hırsına kapılmıştı. T. Buğra …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • un ufak olmak — çok ufak kırıntılar durumuna gelmek, parçalanmak ... bir yer sarsıntısı ile un ufak olan evlerde yaşıyorlardı. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kül ufak olmak — çok küçük parçalara ayrılmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kül ufak — çok küçük parçacıklara ayrılmış olan …   Beypazari ağzindan sözcükler

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”