solumak

solumak
nsz
1) Nefes alıp vermek
2) Sık ve kesik soluk alıp vermek

Devlerle güreşmiş gibi soluyordu.

- T. Buğra
3) mec. Zorlanmak, gücünün hepsini harcamak

Otomobil soluyarak Kırmızıtepe'ye tırmanmaya başladı.

- H. E. Adıvar

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Игры ⚽ Нужна курсовая?

Look at other dictionaries:

  • solumak — solmak, sık sık nefes almak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • burnundan solumak — çok öfkelenmiş olmak İnliyor, göz süzüyor, burnundan soluyarak konuşuyordu. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • burun — is., rnu, anat. 1) Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı 2) Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü Kadıköy vapurunun güvertesinde, paltoma bürünmüş, gidip ta burna oturmuştum. H. Taner 3) mec. Kibir,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ıklamak — nsz, hlk. 1) Yük altında güçlükle solumak 2) Ağlarken bunalır ve soluğu kesilir gibi iç çekmek Birleşik Sözler ıklaya sıklaya …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • soluma — is. Solumak işi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tınmak — dinlenmek, solumak, nefes almak; dinmek, sonu gelmek, I, 206, 207, 529; II. 28, 40, 176, 204, 316; II I, 158 tın …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • yakurmak — yaklaştirmak III, 68 sık sık solumak, yüksek bir solumaya tutulmak, III, 68 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • BEHRE — f. Nasib, pay, hisse. * Tez tez solumak. * Vasat, orta …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • BÜHR — Galip olmak. * Yürümekten nefesini tez tez verip solumak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • DEMA — f. Her zaman. Vaktâki. * Soluk. Nefes. Hastalık sebebiyle tez tez solumak. * Ürpermek. * Dem. An …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”