kavramak

kavramak
-i
1) Elle sıkıca tutmak

Çocuğu koltuk altlarından kavrayıp kaldırdı.

- N. Cumalı
2) Bir nesne veya düşünceyi her yönünü anlamak, iyice anlamak

İnsanoğlu gerçeğin bir parçasını kavradı mı bütününü kavradığı düşüne kapılır.

- S. Birsel
3) Motorlu araçlarda debriyaj pedalı görev yapmak
4) Motorlu araçlarda lastik yolu kavramak

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Игры ⚽ Поможем сделать НИР

Look at other dictionaries:

  • kavramak — iyi yakalamak …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • karmamak — kavramak, pişirmek, birden kutulmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kawurmak — kavramak, sıkmak, I, 518; I I, 82bkz: kawramak …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • anlamak — i 1) Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak Babasının niçin bu kasabayı çok sevdiğini Nevin bir türlü anlayamamıştı. S. F. Abasıyanık 2) Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • avuçlamak — i Avuçla kavramak, avuçla almak Kapının sarı tokmağını avuçlayıp çeviriyor, kolaycacık açılıyor kapı. Z. Selimoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • fehmetmek — i, der, Ar. fehm + T. etmek Anlamak, kavramak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • görmek — i, ür 1) Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek Merdivenin başındaki paravanın arkasında garip bir sahne gördüm. A. Gündüz 2) Anlamak, kavramak, sezmek Türk iradesinin ne demek olduğunu da sen göreceksin. R. E. Ünaydın 3) Yanına… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kasnaklamak — i 1) Kasnak içine almak, çemberlemek 2) Kollarını dolayarak kavramak 3) mim. Yapılarda, betonun şişmesini önlemek ve direncini artırmak için sıkıştırılmış betonun çevresini metalden bir kasnak içine almak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kavrama — is. 1) Kavramak işi, anlama, algılama 2) Ağaç kuşak 3) Otomobilde motor ile vites kutusunu birbirine bağlayıp ayırma, motordan gelen hareketi sarsıntısız olarak öteki aktarma ögelerine iletme 4) hlk. Küçük orak Birleşik Sözler kavrama noktası …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kavzamak — i, hlk. 1) Sıkı tutmak, kavramak 2) Korumak, muhafaza etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”