hülasa


hülasa
is., Ar. ḫulāṣa
1) Özet, fezleke

Bir kadınlık tarihi hülasası yapacak değiliz.

- F. R. Atay
2) Öz

Karaciğer hülasası.

3) zf. Kısacası

O vakit küt küt kalbim atmaya başlıyor, hülasa acayip bir vaziyet.

- Y. K. Karaosmanoğlu
4) kim. Herhangi bir maddenin, alkol, eter vb. bir eritici ile ayrılmış veya başka bir yol ile elde edilmiş etkili özü

Kınakına hülasası.

Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • hulâsa — (hulasa) özet …   Hukuk Sözlüğü

  • hülâsa — (A.) [ ﻪﺹﻼﺧ ] özet. ♦ hülâsa etmek özetlemek …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • HÜLASA — (Bak: Hulâsa …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • hulâsa — (A.) [ ﻪﺹﻼﺧ ] özet …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • hulasa — nevruz günü, aid …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HULASA — Bir şeyin, bir bahsin özü. Kısaca esası …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • hülasa etmek — özetlemek Demek ki hülasa ediyorum, turizm İstanbul un büyük bir şansı olur. Y. K. Beyatlı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hulâsa-i kelâm — [ مﻼﮐ ءﻪﺹﻼﺧ ] kısacası, sözün kısası …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • HULASA-İ KELÂM — Sözün hülâsası. Sözün öz …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • hak hulasa — gümrük, bac, harac …   Çağatay Osmanlı Sözlük