çarpışmak


çarpışmak
-le
1) Birbirine çarpmak, tokuşmak

Kompartımana girdi ve eşyalarını raflara koymaya çalışan Pervin'le çarpıştı.

- H. E. Adıvar
2) nsz Vuruşmak, savaşmak

Karşımıza çıkacak olan kuvvet, kim ve ne olursa olsun, behemehâl çarpışırız ve muvaffak oluruz.

- Atatürk
3) nsz, mec. Birbirine üstün gelmeye çalışmak

İki düşünce çarpışıyor.


Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • toslaşmak — çarpışmak …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • çalpaşmak — çarpışmak, mücadele etmek; sertle şmek; bir şey kötüleşip pisleşmek II, 207 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • salımlaşmak — çarpışmak ve saldıri{mak II, 258 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • tokışmak — çarpışmak, harp etmek, I, 359; II, 103; III, 183bkz: toku şmak …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • çarpışıvermek — nsz, le Ansızın çarpışmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çarpışma — is. 1) Çarpışmak işi, müsademe, sadme 2) ask. Öncülerin veya küçük birliklerin yaptıkları küçük savaşma Bu, iki cephe arasında ilk çarpışmadır. Y. Z. Ortaç …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • savaşmak — nsz, le, ask. 1) Ordu ölçüsünde iki silahlı kuvvet karşı karşıya gelip çarpışmak, vuruşmak, muharebe etmek 2) mec. Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla mücadeleye girişmek Azmi yi bizimle beraber gelmeye pek güçlükle razı edebilmişizdir …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tokuşmak — nsz, le 1) İki şey birbirine çarpmak, çarpışmak 2) Kafa kafaya vuruşmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • vuruşmak — nsz, le 1) Birbirini vurmak, dövüşmek 2) Savaşmak, çarpışmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tesâdüm — (A.) [ مدﺎﺼﺕ ] çarpışma, tokuşma. ♦ tesâdüm etmek çarpışmak, tokuşmak …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü